Yazdır
Popüler diyetlerin DNA'sı
Beslenme

agustos-2012-diyet-resim-1 İncecik bir vücuda sahip olmak yerine sağlıklı ve vücudunuza uygun kiloyu önemsemelisiniz.

Tatil mevsimi aynı zamanda diyet mevsimi... Diyet listeleri havalarda uçuşuyor. Peki içlerinden hangisi kime uygun? Ezbere yapılan diyetler ne kadar etkili? İşte popüler diyetler ve DNA’ları…

DİKKAT! KAFANIZA GÖRE BİR DİYET SEÇMEYİN. DOKTOR KONTROLÜNÜ ÖNEMSEYİN. ÇÜNKÜ DİYET YAPAYIM DERKEN BİLMEDEN HASTALIKLARA DAVETİYE ÇIKARIRSINIZ

MUTLAKA SPOR YAPIN
Çağın en büyük sorunlarından biri beslenme bozukluğu ve hazır gıdaların fazla tüketilmesi. Hal böyle olunca özellikle çalışan kadınların spora daha az zaman ayırması nedeniyle kilolarındaki artış kaçınılmaz. İnce bir bedene sahip olmak her ne kadar görünüm açısından gerekliyse de öncelikle sağlıklı olmak için fazla kilo almamak gerekiyor. Günümüzde diyet yapmayana da artık pek rastlanmıyor. Kime sorsanız “diyetteyim” cevabını veriyor. Özellikle son dönemlerde popüler diyetler, doktor kontrolünde olmadan yapılıyor ve sağlık sorunları da beraberinde geliyor. Ezbere yapılan bu popüler diyetleri masaya yatırdık ve DNA’larını inceledik. Herbir diyeti bir uzmana sorduk. Felsefesini, kimlerin uygulayabileceğini ve en önemli maddelerini öğrendik. Elbette ki, doğru olan kişiye özel bir diyet programı. Bunun için de bir doktor kontrolü şart. Öncesinde doktorunuzun istediği tahlilleri yaptırmanız ve ona göre bir beslenme programı uygulamanız, dahası bunu bir yaşam biçimine dönüştürmeniz gerekiyor. Tekrar kilo almamanın da garantisi bu noktada yatıyor.


agustos-2012-diyet-resim-2DUKAN DİYETİ KALORİ HESABI YAPTIRMIYOR
FELSEFESİ: Kilo fazlalığı dışında başka bir sağlık problemi olmayan insanları kalori hesabı yaptırmadan süreci dört evreye bölerek kilo verdirmeyi amaçlayan, son evreyi de hayatın geneline yaymayı hedefleyerek verilen kiloların yeniden alınmamasını sağlamak üzerine kurulu.
KİMLER İÇİN UYGUN:
Basit kilo artışı olan, sağlık sorunu bulunmayan kişiler uygulayabilir. Uygulama doktor kontrolünde yürütülmeli ve öncesinde tahlil yapılmalı.
KİMLER İÇİN UYGUN DEĞİL:
Çocuklar, ergenlik dönemindeki gençler, böbrek hastaları, tansiyon yüksekliği olanlar, kalp hastaları, hamileler, emziren anneler, kanser hastaları, kilo almaya neden olan metabolik hastalıkları olanlar için özellikle saf protein evresi olan 1. Evre uygun değil.
PÜF NOKTALARI:
- Mutlaka doktor kontrolü gerekli. Tahlil ve tetkikler sonrası kilonun hastalık ve hastalık habercisi bir durumdan kaynaklanmadığından emin olunmalı.
- Sıvı alımı ve su tüketimi çok önemli. Yediklerimizden oluşan atıkların büyük bir bölümü böbrek yolu ile idrarla atılıyor. Protein tüketimindeki artış nedeniyle açığa çıkan üre ve ürik asidin atılım yolu böbrekler. Su tüketiminin ilk amacı atılımı hızlandırmak. Sindirim sistemi, dolaşım sistemi ve üriner sistemi hareketlendirmesi kısacası metabolizmayı aktif tutması için günde 2,5-4 litre arası su tüketilmesi gerekiyor.
- Tüm diyetlerde olduğu gibi tuz ve tuzlu gıda tüketimi de azaltılmalı. Hatta sadece diyette değil normal yaşamda da tuzu azaltmak son derece önemli.
- Şeker ve karbonhidrata dikkat edilmeli. Çünkü harcanmayan enerji yağ olarak depolanır.
- Meyveler ölçülü tüketilmeli.
- Bakliyatlar bitkisel proteinden daha fazla karbonhidrat içerir. Tabak porsiyon olarak tüketmek yerine sebze üzerine serpme şeklinde tüketilmeli.

 

Devamı diğer sayfada



agustos-2012-diyet-resim-3agustos-2012-diyet-resim-4RAW FOOD UZUN SÜRE UYGULAMASI ZOR
FELSEFESİ: Besinlerin pişirilmeden çiğ olarak tüketilmesi yani besinlerin doğal hali ile kalması prensibine dayanıyor. Bu anlamda sebzeler, meyveler, kavrulmamış badem, fındık gibi gıdalar en iyi temsilciler sayılıyor. Ancak gıdaların vitamin değerlerinin kaybolmadığı ve güneş sıcaklığına benzer 40-45 derecelik özel fırınlarda kurutma ve bir anlamda da pişirme gibi uygulamalara da yer veriyor.
KİMLER İÇİN UYGUN:
Bu beslenme modeli biraz kişinin inanması ve koşulları ile ilgili çünkü sosyal hayat ve yeme kültürümüz sürekli bu tip gıdalara kolaylıkla ulaşmaya imkan vermiyor. Besin değerlerinin korunması ve doğal seçimleri içerdiği için sağlıklı beslenme şemsiyesi altında tercih edilebilir. Ancak ömür boyu pişmiş besine hayır demek pek uygun olmayabilir.
PÜF NOKTALARI:
- Besinler 50 derecenin üzerinde pişmemeli. Özel ekipmanlar ile fırında kurutma veya farklı marinasyonlarla pişmişe yakın tat yakalama şansı var.
- Bademden süt yapılabilir. Pişmiş besine yüzde 20 oranında izin veriliyor.
- Günde yüzde 80 oranında çiğ tüketim şart.

agustos-2012-diyet-resim-5agustos-2012-diyet-resim-7ATKINS DİYET: YÜKSEK PROTEİN, DÜŞÜK KARBONH İDRAT ÖNERİYOR
FELSEFESİ: Bütün hızlı ve kolay kilo vermeyi vaat eden diyetler gibi yüksek protein çok düşük karbonhidrat diyetidir. Ana felsefesi sevdiğiniz protein içeren yiyecekleri bol bol yemek, lezzetten ödün vermemek ve yaşam tarzını değiştirmektir. Oysa herkesin damak tadı ve tercih ettiği yiyecekler farklıdır. Hiç et sevmeyen insanlar da vardır.
KİMLER İÇİN UYGUN:
Beslenme, sosyal ve psikolojik boyutları olan temel bir ihtiyaçtır. Bu temel ihtiyacımızı bir isimden oluşan kalıba sokmak kendimize yaptığımız en büyük haksızlıktır. Bu diyetin uygulanması önerilmez. Şeker hastaları, kalp hastaları, doğum sonrası emziren anneler, böbrek hastaları, kalp ve damar hastalığı olanlar, yüksek tansiyon hastaları için ciddi sağlık problemleri oluşturabilir.
PÜF NOKTALARI:
Aşamalı bir diyettir. Başlangıç için uygulanacak kurallar şöyle.
- Hergün düzenli olarak 3 öğün tüketilmeli. Ya da 4-5 öğün daha küçük porsiyonlar da tüketilebilir.
- Uyanıkken en az 6 saatte bir yemek yeme prensibine dayanır.
- Meyve, ekmek, tahıl ve bezelye, barbunya, mantar gibi nişastalı sebzeler tüketilmemeli. Oysa meyve yoğun vitamin, mineral, antioksidan ve yoğun lif içeriğinden dolayı olmazsa olmaz temel besin grubu ihtiyaçlarımızdan bir tanesidir.
- Ekmek tüketimi yasak.
- Peynir, kaymak, tereyağı dışındaki süt ürünlerini yasak. Böylece süt ve yoğurttan gelebilecek karbonhidrat alımı engelleniyor.
- Omega- 3 ve fındığa izin yok. Oysa ölçülü bir şekilde tüketilen fındık, badem, ceviz gibi Omega- 3 ve yoğun mineral içeren kuruyemişler kilo vermeyi hızlandırır ve kas kaybetmemizi engeller.
- Kuru baklagiller yasak.
- Kafeinli kahve yasak yerine kafeinsiz kahve içilebilir.
- Günde 8 bardak su içilmeli.

 

Devamı diğer sayfada



agustos-2012-diyet-resim-6MONTIGNAC KARBONHİDRAT VE PROTEİNİ BİRLİKTE VERMİYOR
FELSEFESİ: “Yedikçe zayıfla ve ince kal” sloganıyla 1990’lı yıllarda popüler olan ve bugün de yine popülerliğini sürdüren Fransız diyeti, kalori hesaplaması yaptırmıyor. Yasaklar listesi sunmayan diyet, karbonhidratlar ve proteinlerin aynı öğünde yan yana tüketilmemesi gerektiği prensibine dayanıyor. Tercih edilen karbonhidratlı besinler, glisemik indeks değerlerine göre iyi ve kötü karbonhidratlar olarak ikiye ayrılıyor. Kötü karbonhidratlar yani glisemik indeksi yüksek karbonhidratlar kilo aldırdığından tüketilmesi yasaklanıyor.
KİMLER İÇİN UYGUN:
Bir uzman tarafından değerlendirilmeden kimsenin uygulaması önerilmiyor. Çünkü diyet programı kişiye özel. Bu nedenle kilo problemini kalıcı şekilde çözümlemek için kilo verme sürecinde bireysel çalışılıyor. Düşük glisemik indeksli besinler önerildiği için hem diyabet hastaları hem de kilo problemi olan bireyler için çok uygun.
KİMLER İÇİN UYGUN DEĞİL:
Sağlık problemi yaşayan ve bu sebeple ilaç kullanan bireyler tarafından kesinlikle uygulanmamalı.
PÜF NOKTALARI:
- Karbonhidratlar ile proteinleri yan yana tüketme önerisinin hiçbir bilimsel dayanağı yoktur. Günlük almanız gereken kalori üzerinden istediğiniz besinleri istediğiniz öğünde yan yana tüketebilirsiniz.
- Besinlerdeki miktar dengesini mutlaka oturtmalı.
- Glisemik indeksi düşük beslenmek sağlık açısından önemli. Kilo verme sürecini pozitif etkilediği gibi özellikle insülin direnci ve diyabete karşı koruyor ve tedavi ediyor.
- Öğünlü beslenin, öğün atlamayın. Öğün sayısını ve düzenini belirlerken mutlaka fizyolojik durum ve sosyal yaşantı göz önünde bulundurulmalı. Rafine edilmemiş gıdalar tüketin. Esmer pirinç, esmer ekmek, yulaf, kurubaklagiller diyette hem iştah kontrolünü hem de kan şekerini kontrol altına almaya yardımcı oluyor.

agustos-2012-diyet-resim-8KARATAY DİYETİ: DOĞRU BESLENME PRENSİBİNE DAYANIYOR
FELSEFESİ: Diyetten çok sağlıklı bir beslenme prensibine dayanıyor. Geleneksel damak tadına uygun, glisemik indeksi düşük bir beslenme çeşidi. Prof. Canan Efendigil Karatay’ın kendi adıyla anılan diyet, Karatay Diyeti ve Karatay Diyeti’yle Yaşam Boyu Sağlık kitaplarıyla uygulanabiliyor. Kitapta yemek tarifleri de bulunuyor.
KİMLER İÇİN UYGUN:
7’den 70’e herkes için uygun. Hatta hastalıkları tedavi ettiği belirtiliyor.
PÜF NOKTALARI:
- Günde 2-2.5 litre su içilmeli.
- Yürümek şart. Başlangıçta temponuza göre açık havada en az 15-20 dakika ile başlayıp süreyi artırın. Altı hava yastıklı bir yürüyüş ayakkabısı olmazsa olmazlardan.
- Yazın 1-2 gün mutlaka yüzün. Denizde 2-2.5 saat kalınmalı. Hızlı yüzmek şart değil. Suda eğlenceli vakit geçirilmesi gerekiyor. Bu karaciğer ve göbek yağlarını eritmede son derece fayda sağlıyor.
- Sabahları mutlaka güçlü bir kahvaltı yapın.
- Öğle yemeğinde yoğurt, fındık, fıstık, ceviz yiyebilirsiniz.
- Akşam yemeğini 18.00-19.00 arası yiyin.
- Kilo probleminiz olmasa da göbek çevreniz genişse dikkat edin. Çünkü metabolik sendrom nedeniyle obezite başlamış sayılıyor.
- Kalp krizine davetiye çıkaran şeker, tatlı ve kanda şekere dönüşecek her türlü rafine unlardan uzak durun.

Devamı diğer sayfada



Zayıflama sürecindeki 10 hata

Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Elif Küçük, zayıflama diyetine başvuranların öncelikle kararlı olması gerektiğini, beslenme biçimlerini radikal bir şekilde birdenbire değiştirmek yerine küçük değişikliklerle sürdürmenin kilo vermede daha etkili olacağını vurguluyor. Dyt. Elif Küçük, her pazartesi diyete başlayan kadınların kendilerini kandırmalarına neden olan 10 avuntuyu ve tuzağa düşmemek için püf noktalarını sıraladı:

1 - Bugün kaçamak yaptım yarın toparlarım: Her yapılan kaçamağın ardından çokça söylediğimiz cümlelerden birisi de budur. Ufak kaçamaklar bizim tüm gün boyunca kaçamak yapacağımız anlamına gelmez. Bir öğünde daha yüksek kalorili besinler tükettiysek daha sonraki öğünlerde toparlayabiliriz. Her kaçamak için ‘nasıl olsa bugün düzensiz beslendim yarın daha düşük kalorili beslenmeliyim’ mantığına yol açacağından, bir an önce bu düşünceden uzaklaşmakta yarar var. Gün içerisinde tek bir kaçamakla günü atlatabiliriz. Fazlası her zaman zararlı.

2 - Bol kahve zayıflatır: Kahve içinde bulunan kafein maddesi nedeniyle metabolizmayı hızlandırır. Ama bu hızlandırıcı etkiye sahip olması, kahvenin harcamamız gereken toplam enerjiyi artıracağı anlamına gelmez. Kahveyi şekerli ve bol kremalı tercih etmeniz gün içerisinde aşırı kalori almanıza neden olacaktır. Ancak günde 1 fincan şekersiz bir Türk kahvesi veya şekersiz light süt ile yapılmış bir neskafe daha iyi bir alternatif.

3 - Limonlu su yağları eritir: Günlük su tüketimi metabolizmamızın hızlandırılmasına yardımcı oluyor. Su içmekte zorlananlar değişiklik yaparak limonlu suyu tercih edebilir. Fakat limon asitli bir meyve olduğu için yağları yakar düşüncesi yanlış. Sabahları sıcak veya limonlu suyun zayıflama üzerine etkisi yok.

4 - Büyük beden kıyafetler kusurları kapatır: Evet, büyük beden her zaman kusurları kapatıyor. Ancak büyük beden giymenin riskleri de var; alınan kiloların farkında olunmuyor ve her seferinde daha büyük bedenler tercih edilerek bedeni gizleme gereği duyuluyor.

5 - Annem de kiloluydu: Genetik özellikler, pek çok sağlık sorununda olduğu gibi obezite de etkili. Ailenin diğer fertlerinin kilolu olması kendinizi onlara benzeterek rahatlamanıza yol açabilir. Ancak bazen genetik her şey değildir! Yanlış yapılan beslenme ve yaşam alışkanlıklarını bir an önce düzeltmek daha sonraki dönemleri onlar gibi geçirmenizi önler.

6 - Günde bir öğün yerim: ‘Daha az yerim daha az kalori alıp zayıflarım’ düşüncesi çoğu kişinin inandığı ve uyguladığı yanlış bir yöntem. Sık yiyerek düşük kaloriyle zayıflamak doğru bir tercihken, tek öğün beslenerek metabolizmanızı yavaşlatmak kilo almanıza yol açan yanlış bir tercih olacaktır. Az ve sık beslenmeyi hayat biçimi haline getirip bu sistemle zayıflamak mümkündür.

7 - Spor yapıyorum, kebap da yerim tatlı da, bir şey olmaz: Spor yapıyorum diye düzensiz ve fazla kaloriyle beslenmeniz, kilo vermek yerine almanıza yol açar. Yani sporla birlikte de düzenli beslenme şarttır. Bu nedenle sporu tek başına değil, düzenli ve sağlıklı beslenmeyle desteklemelisiniz.

8 - Acı biber yerim zayıflarım: Zayıflamak için hiçbir mucizevi besin yoktur. Acı biber de zayıflatmaya yardımcı bir besin değildir. İstediğimiz her besini yiyip acı biberle zayıflamak imkansızdır. Zayıflamanın bir formülü var; aldığınız kalori, harcadığınız kaloriden her zaman az olmalıdır.

9 - Yağlarımı aldırırım: Besinlerle aldığımız fazla kaloriler vücudunuzda yağ olarak depolanır. Ancak cerrahi işlemle alınan yağlar tekrar oluşmayacak anlamına gelmiyor. Sürekli yağ aldırarak da geçici süre fazlalıklarınızdan kurtulsanız da yaptığınız yanlışları düzeltmediğiniz sürece yağlanmalar devam edecektir.

10 - Estetik yaptırdım kilo almam: Zayıflamayla ilgili yapılan estetik ameliyatları da, yağ aldırma gibi geçici bir çözümdür. Bir daha kilo alınmamasını garanti edemez.

GUZİDE YÜLEK

Seninle Dergisi Ağustos 2012 Sayısı

Paylaşmak ister misin?

Deli.cio.us    Digg    reddit    Facebook    StumbleUpon    Newsvine